Herbaryum


HERBARYUM

Herbaryum; öğretim ve ilmi amaçlar için kullanılmak üzere kurutulmuş bitki koleksiyonlarıdır. Diğer bir deyimle çok önemli özelliklerini kaybetmeden kurutulan kağıt ve kartonlar üzerine tespit olunan çelikten veya tahtadan yapılmış dolaplar içerisinde saklanan bitki koleksiyonlarına “Herbaryum” adı verilir. Floristik-Sistematik çalışmaların temelini, dikkatli bir şekilde toplanmış, kurutulmuş ve tasnif edilmiş bitki koleksiyonları olan herbaryumlar teşkil eder. Küçük bir saha üzerinde yapılan vejetasyon çalışmaları bize geniş yayılış gösteren bir türün dış morfolojik özelliklerindeki değişiklikler hakkında büyük bir herbaryumdan elde edebileceğimizden çok daha az fikir verirler. Yani herbaryumlarda karşılaştırma imkanı bulabiliriz. Herbaryumun en büyük faydası ve özelliği “zaman” ve “mekanı”ı bir araya getirmiş olmasıdır. Bir cinsin, örneğin Quercus cinsinin bütün türlerini bir arada, aynı halde, aynı zamanda karşılaştırma yapabileceğimiz yerler sadece herbaryumlardır. Yurdumuzda 18 Meşe türü vardır. Bunlar hemen Türkiye’nin bütün bölgelerinde, güneyden kuzeye, batıdan doğuya yayılmış vaziyettedirler. Fakat Türkiye’nin bir bölgesinde bu 18 türü bir arada bulmamıza imkân yoktur. Herşeyden önce ekolojik koşullar buna imkan vermezler. Olsa olsa, bunları daha önce bahsettiğimiz, büyük masraf ve emekle hazırlanacak olan bir Arboretumda görmemiz mümkün olabilir. Hâlbuki herbaryumlarda geniş bir masa üzerinde, Türkiye’nin dört bir tarafından toplanmış meşe örneklerinin dışarıda karda yağsa meyveli istiyorsak meyveli örneklerini, çiçekli istiyorsak çiçekli örneklerini inceleyebiliriz ve karşılaştıma yapabiliriz. Bu herbaryumun üstün tarafıdır (Özner ve Ark., 1998).

Herbaryum yapmanin amacı çalısan kisiye göre degismekle birlikte genel olarak su sekilde sıralanabilir (Özner ve Ark, 1998);

a) Bitkiyi tanımak,

b) Bitkinin varlıgını kanıtlamak (bitkinin nerede ve ne zaman yetistigini ögrenmek),

c) Daha sonraki bitkilerle ilgili konularda çalışmak,

d) Bitkiye ulaşılmasının mümkün olmadığı zamanlarda elde hazır materyal bulunmasını sağlamak,

e) Hastalık ve zararlılara konukçuluk yapan bitkileri toplamak, daha sonra teşhiste kullanmak.

Herbaryum örneklerinin kullanılma amaçları ise asağıdaki gibi sıralanabilir;

a) Herbaryumlarda bulunan bitki örnekleri, morfolojik çalışmalar yanında söz konusu bitkinin kök, gövde, yaprak ve çiçek gibi değisik organlarının mikroskobik olarak incelenmesinde materyal oluşturur.

b) Florasi incelenen bölgelerde, bitki gruplarının dağılışı büyük oranda herbaryum kayıtlarına göre belirlenir.

c) Bitkisel üretim, ekoloji ve taksonomi gibi konularda, okul içi eğitimde öğrenim amaçlı herbaryumlardan faydalanılmaktadır. Öğrencilere özellikle iklim ve mevsimin uygun olmadığı ortamlarda, bitki karakterlerinin gösterilmesi, cins ve türlerin tanıtılması, herbaryumlardaki bitki örnekleri ile pratik olarak gerçekleşir.

d) Çayir - mera vejetasyonlarını oluşturan türlerin, süs bitkilerinin, kültür bitkilerinin ve yabanci otların teşhisinde herbaryumlar en değerli kaynağı oluşturur. Zira son yıllarda taksonomik yayınları inceleyerek bitki tanıma tekniği önemini büyük ölçüde kaybetmiştir.

e) Özellikle tür ve varyete isimleri temel kabul edilerek, düzenlenen herbaryumlardaki bitki örnekleri kromozomlarla yapılan poliploidi çalısmalarında (zaman içinde seri oluştuğundan) değerli birer belgesel kayıt anlamı taşır.

f) Entomolojik ve fitopatolojik çalışmalarda konukçu bitkiye bağlı teşhislerde de büyük önem arz eder.

Her bitki koleksiyoncusu belli bir amaçla topladığı malzemenin tasnifine yönelik sorunlarla karşılaşabilmektedir. Herbaryum hangi bakımdan kurulmak ve devam ettirilmek isteniyorsa, basit olarak tasarlanmalıdır. İyi düşünülmüş bir yapı ve açık seçik bir düzenleme, her bitkiyi hızlı bir şekilde bulmamıza yardımcı olur. Her bitki koleksiyonu basit bir alfabetik sıralama ile düzenlenir. Çiçekli bitkilerde, familyasına göre düzenleme yapmak yeterli olmaktadır. Fakat pratik nedenlerden dolayı alfabetik sıralama tercih edilir. Böylece cinslerin bulunması kolaylaşır. Cinslerin içinde bulunan türlerin sıralaması da alfabetik olarak yapılır. Familya sıralamasın da ise bitki topluluklarına ait eserlerden yararlanılabilinir (Özner ve Ark., 1998).

     Toplanan bitkiler, biyolojik sisteme göre (tür, cins, familya, takım, sınıf) düzenlenebilir veya akrabalık ilişkilerine göre bir arada tutulabilirler. Her iki yöntemin de olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Sınıfına, takımına, familyasına, cins ve türüne göre biyolojik sırayla düzenlenmiş koleksiyon sayesinde biçimsel olarak birbirine benzeyen bitkiler iyi karşılaştırıla bilinirler.

Biyolojik sisteme göre düzenlemenin temel birimi türdür. Bunu takip eden basamak, genelde daha fazla türü kapsayan cins(genus)tir. Cinsler ise familya'da toplanırlar. Bunlar, biyolojik sistemdeki işaretlere göre benzerlik gösterirler. Tür, aynı atadan gelen ve birbirleriyle çiftleşerek fertil döller verebilen bireyler topluluğuna denir. Fakat önemli türleri birbirine benzer olabilen bitki topluluklarının biyolojik sisteme göre tek tek düzenlenmesi yorucu olmaktadır. Eğer koleksiyon faaliyetinde daha fazla bitki topluluğuna yönelme olursa, bitki sosyolojisine göre tasnif amaca uygun olur. Bunlar dışında herbaryumlar, tedaviye yönelik bitkilerin kurutulmus yapraklarına, çiçeklerine, türüne, bitkinin bünyesindeki alkoloidlere ve glikozitlere göre düzenlenebilir. Her bitki türü yeryüzündeki bütün kıtalar üzerinde yaygın değildir, bazı türler belirli bir bölgeye aittir. Bir bitki doğa içinde sistemin bir parçası olarak görülmelidir. Sicaklik, su, toprak, ışık gibi dış faktörler bitkilerin yasama imkanlarını belirlemektedir. Farklı bir bitki de ihtiyaçlarına uygun bir ortam bulduğunda o yere yerleşebilmektedir. Böyle düzenli bir ekolojik dönüşüm bitki türlerinin tesadüfi olarak ortaya çıkmadığını belirtmektedir. Birçok tür, bulundukları yerin çevre sartlarına bağlı olarak, birbiriyle ve diger bitki türleri ile rekabet halindedir. Bu sekilde iklim ve rekabete dayanan, tarihsel bir iklim süreci kosulları ile, bitki türlerinin kombinasyonu sonucu bitki toplulukları oluşmustur. Öncelikle bulunan türün adı, araziden toplanma, sıra numarası, tarih ve bulunduğu yer bir kağıda veya etikete yazılır. Bir deftere bu bilgiler aktarılır. Bulunduğu yer, toprak durumu (islak, nemli, kuru, balçik, kum, humus, besin degeri düsüldügü v.b.), ışık durumu, örneğin diger bitkinin gölgesinde olması gibi bilgiler de verilir. Bütün bu bilgilerle mümkün oldugu kadar bitkinin bulunduğu yerin kapsamlı bir görüntüsü verilir. Bitkinin fenolojik durumu da belirtilir. Mümkün olduğu kadar bitkinin bir çok parçası kaydedilir. Böylece bitki sosyolojisi hakkındaki bilgiler verilmiş olunur. Bu islemler yeni baslayanlar için kolay değil ve zaman alıcıdır. Bu sekilde hazırlanan buluntu yeri notları çok önemlidir. Eğer koleksiyonumuzu taksonomik açıdan olusturmak istiyorsak, bitkinin gelisme dönemi hakkındaki bilgilere önem vermeliyiz. Örneğin; çiçek rengi, kokusu, çiçeklenme sekli ile süresi, tek veya çok yıllık oluşu ve reçinesi taksonomik isaretlerdendir (Seçmen ve Ark, 1995).